playing soccer
futbol oynama
playing video games
video oyunları oynama
playing the piano
piyano çalma
playing outside
dışarıda oynama
playing with friends
arkadaşlarla oynama
playing board games
masa oyunları oynama
playing musical instruments
müzik aletleri çalma
playing pretend
sakınma
playing dress up
kostüm giyinme
playing field
oyun alanı
playing time
oynama zamanı
role playing
rol yapma
level playing field
eşit rekabet
playing card
oyun kartı
game playing
oyun oynama
playing surface
oyun zemini
playing court
kort
She enjoys playing the piano in her free time.
Boş zamanlarında piyano çalmaktan keyif alıyor.
Playing video games is his favorite hobby.
Video oyunları onun en sevdiği hobisi.
The children are playing in the park.
Çocuklar parkta oynuyor.
He is playing basketball with his friends.
O arkadaşlarıyla basketbol oynuyor.
Playing music can help reduce stress.
Müzik çalmak stresi azaltmaya yardımcı olabilir.
She is playing the lead role in the school play.
Okul oyununda başrolü oynuyor.
Playing outside in the fresh air is good for your health.
Açık havada oynamak sağlığınız için iyi.
They are playing cards together at the table.
Onlar masada birlikte kâğıt oynuyorlar.
Playing with fire is dangerous and should be avoided.
Ateşle oynamak tehlikelidir ve kaçınılması gerekir.
The band is playing at the music festival next week.
Grup, gelecek hafta müzik festivalinde çalacak.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir