sun rayed
güneş ışınlarını yayıyordu
light rayed
ışık ışınlarını yayıyordu
star rayed
yıldız ışınlarını yayıyordu
moon rayed
ay ışınlarını yayıyordu
horizon rayed
ufuk ışınlarını yayıyordu
golden rayed
altın renginde ışınlarını yayıyordu
brightly rayed
parıldayarak ışınlarını yayıyordu
heaven rayed
cennetten ışınlar yayıyordu
color rayed
renkli ışınlarını yayıyordu
radiant rayed
parlak ışınlarını yayıyordu
the sun rayed down on the beach, creating a perfect day for relaxation.
Güneş sahilde parlıyordu, rahatlama için mükemmel bir gün yaratıyordu.
the artist rayed colors across the canvas, bringing the painting to life.
Sanatçı, tuval üzerine renkler yaydı, tabloyu hayata geçirdi.
as dawn broke, the first light rayed through the trees.
Şafak sökerken, ilk ışık ağaçların arasından süzüldü.
she rayed her smile at everyone in the room, spreading joy.
Odadaki herkese gülümsedi, neşe yayıdı.
light rayed from the chandelier, illuminating the entire hall.
Avizeden ışık süzüldü, tüm salonu aydınlattı.
the sun rayed brightly, making it hard to see.
Güneş parlak bir şekilde ışıldıyordu, görünmesini zorlaştırıyordu.
hope rayed in her heart as she opened the letter.
Umut, mektubu açarken kalbinde parladı.
the golden light rayed across the horizon at sunset.
Altın rengi ışık, gün batımında ufukta yayıldı.
he rayed his enthusiasm, inspiring his teammates.
O, coşkusunu yayıp takım arkadaşlarını motive etti.
the laser rayed through the fog, creating an eerie effect.
Lazer, sisin içinden geçti, ürkütücü bir etki yarattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir