red-haired

[US]/ˌredˈheəd/
[UK]/ˌredˈherd/

Translation

adj. kızıl saçlı

Phrases & Collocations

red-haired boy

kızıl saçlı çocuk

red-haired woman

kızıl saçlı kadın

a red-haired man

kızıl saçlı adam

red-haired girl

kızıl saçlı kız

be red-haired

kızıl saçlı olmak

red-haired couple

kızıl saçlı çift

red-haired child

kızıl saçlı çocuk

red-haired youth

kızıl saçlı genç

red-haired stranger

kızıl saçlı yabancı

red-haired person

kızıl saçlı kişi

Example Sentences

the red-haired boy was playing in the park.

Kızıl saçlı çocuk parkta oynuyordu.

she had long, flowing red-haired locks.

Uzun, akan kızıl saçları vardı.

a fierce red-haired warrior stood before us.

Önümüzde sert bir kızıl saçlı savaşçı duruyordu.

he inherited his red-haired genes from his mother.

Kızıl saçlı genlerini annesinden miras aldı.

the red-haired pirate captain searched for treasure.

Kızıl saçlı korsan kaptan hazine arıyordu.

i admired the red-haired woman's confidence.

Kızıl saçlı kadının özgüvenini takdir ettim.

the red-haired artist painted a vibrant landscape.

Kızıl saçlı sanatçı canlı bir manzara çizdi.

a mischievous red-haired imp appeared suddenly.

Yaramaz bir kızıl saçlı cin aniden ortaya çıktı.

the red-haired girl wore a bright yellow dress.

Kızıl saçlı kız parlak sarı bir elbise giyiyordu.

he was known as the red-haired rogue in town.

Kasabada kızıl saçlı arsız olarak tanınıyordu.

the red-haired student excelled in her studies.

Kızıl saçlı öğrenci çalışmalarında başarılı oldu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now