in retrospects
geriye dönüp bakıldığında
retrospects on life
yaşam üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects of history
tarih üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects reveal truths
geriye dönüp bakışlar gerçekleri ortaya çıkarır
retrospects of events
olaylar üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects in time
zaman içinde geriye dönüp bakışlar
retrospects of success
başarı üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects of failures
başarısızlıklar üzerine geriye dönüp bakışlar
personal retrospects
kişisel geriye dönüp bakışlar
retrospects of growth
büyüme üzerine geriye dönüp bakışlar
in retrospects, i realize how much i've grown.
geriye dönüp baktığımda, ne kadar büyüdüğümü fark ediyorum.
retrospects of our journey reveal many lessons learned.
seyahatin retrospektifleri, öğrenilen birçok dersi ortaya çıkarıyor.
looking back in retrospects, i appreciate the challenges.
geriye dönüp baktığımda, zorlukları takdir ediyorum.
retrospects often help us make better decisions.
retrospektifler genellikle daha iyi kararlar vermemize yardımcı olur.
in retrospects, i can see the mistakes i made.
geriye dönüp baktığımda, yaptığım hataları görebiliyorum.
retrospects of the past can guide our future.
geçmişin retrospektifleri geleceğimizi yönlendirebilir.
she often shares her retrospects with her friends.
genellikle retrospektiflerini arkadaşlarıyla paylaşıyor.
retrospects help us understand our emotional growth.
retrospektifler duygusal gelişimimizi anlamamıza yardımcı olur.
in retrospects, the good times outweigh the bad.
geriye dönüp baktığımda, iyi zamanlar kötü zamanlardan daha fazla.
his retrospects reveal a different perspective on life.
onun retrospektifleri hayata farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor.
in retrospects
geriye dönüp bakıldığında
retrospects on life
yaşam üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects of history
tarih üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects reveal truths
geriye dönüp bakışlar gerçekleri ortaya çıkarır
retrospects of events
olaylar üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects in time
zaman içinde geriye dönüp bakışlar
retrospects of success
başarı üzerine geriye dönüp bakışlar
retrospects of failures
başarısızlıklar üzerine geriye dönüp bakışlar
personal retrospects
kişisel geriye dönüp bakışlar
retrospects of growth
büyüme üzerine geriye dönüp bakışlar
in retrospects, i realize how much i've grown.
geriye dönüp baktığımda, ne kadar büyüdüğümü fark ediyorum.
retrospects of our journey reveal many lessons learned.
seyahatin retrospektifleri, öğrenilen birçok dersi ortaya çıkarıyor.
looking back in retrospects, i appreciate the challenges.
geriye dönüp baktığımda, zorlukları takdir ediyorum.
retrospects often help us make better decisions.
retrospektifler genellikle daha iyi kararlar vermemize yardımcı olur.
in retrospects, i can see the mistakes i made.
geriye dönüp baktığımda, yaptığım hataları görebiliyorum.
retrospects of the past can guide our future.
geçmişin retrospektifleri geleceğimizi yönlendirebilir.
she often shares her retrospects with her friends.
genellikle retrospektiflerini arkadaşlarıyla paylaşıyor.
retrospects help us understand our emotional growth.
retrospektifler duygusal gelişimimizi anlamamıza yardımcı olur.
in retrospects, the good times outweigh the bad.
geriye dönüp baktığımda, iyi zamanlar kötü zamanlardan daha fazla.
his retrospects reveal a different perspective on life.
onun retrospektifleri hayata farklı bir bakış açısı ortaya koyuyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir