rock-climbing

[US]/ˈrɒkˌklaɪmɪŋ/
[UK]/ˈrɑːkˌklaɪmɪŋ/

Translation

n. kayaların veya uçurumların tırmanılmasıyla ilgili spor veya aktivite.

Phrases & Collocations

rock-climbing gym

kaya tırmanma salonu

Example Sentences

she's really into rock-climbing and spends weekends at the gym.

O gerçekten kaya tırmanışına çok ilgili ve hafta sonlarını spor salonunda geçiriyor.

we're planning a rock-climbing trip to yosemite next summer.

Gelecek yaz Yosemite'ye bir kaya tırmanışı gezisi planlıyoruz.

he's an experienced rock-climbing instructor with years of training.

O, yıllarca eğitim almış deneyimli bir kaya tırmanışı eğitmeni.

do you need to buy any new rock-climbing gear before we go?

Gitmeden önce yeni bir kaya tırmanışı malzemesi alman gerekiyor mu?

rock-climbing requires a lot of strength and endurance.

Kaya tırmanışı çok fazla güç ve dayanıklılık gerektirir.

the rock-climbing route was challenging, but ultimately rewarding.

Kaya tırmanışı rotası zorlayıcıydı, ancak sonuçta ödüllendiriciydi.

always double-check your rock-climbing harness before you start.

Başlamadan önce kaya tırmanışı koşumunuzu her zaman iki kez kontrol edin.

he's passionate about sharing the joys of rock-climbing with others.

Diğer insanlarla kaya tırmanışının keyfini paylaşmaya tutkuyla bağlı.

they're organizing a beginner's rock-climbing workshop next month.

Onlar, gelecek ay yeni başlayanlar için bir kaya tırmanışı çalışması düzenliyorlar.

the view from the top of the rock-climbing wall was incredible.

Kaya tırmanışı duvarının tepesinden manzara inanılmazdı.

she's been practicing her rock-climbing technique for months.

O, aylar boyunca kaya tırmanışı tekniğini uygulamaya çalışıyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now