seamed

[US]/siːmd/
[UK]/simd/
Frequency: Very High

Translation

adj. dikişlerle bir araya getirilmiş; kırışık

v. dikişle birleştirmek; kırışıklıklar/yara izleri oluşturmak
Word Forms
Past Tenseseamed
Past Participleseamed

Phrases & Collocations

seamed fabric

dikişli kumaş

coal seam

kömür yatağı

welding seam

kaynak dikişi

weld seam

kaynak dikişi

thin seam

ince dikiş

welded seam

kaynaklı dikiş

seam welding

dikiş kaynağı

side seam

yan kenar

longitudinal seam

boylamsal dikiş

seam line

dikiş çizgisi

seam allowance

pay ekleme

circular seam

yuvarlak dikiş

seamed with

dikişli

spiral seam

spiral dikiş

gassy seam

gazlı damar

Example Sentences

be seamed with old age

yaşlılık belirtileriyle kaplı olmak

men in middle age have seamed faces.

orta yaşlı erkeklerin kırışık yüzleri vardır.

Beveled edge, flat polished edge, pencil polished edge, seamed edge (swiped edge), mitered edge and other popular edge processing products are all available.

Çapaklı kenar, düz parlatılmış kenar, kurşun kalem parlatılmış kenar, kenarlı kenar (süpürülmüş kenar), köşe kenarı ve diğer popüler kenar işleme ürünleri mevcuttur.

The seamed dress hugged her curves perfectly.

Dikişli elbise, hatlarını mükemmel şekilde ortaya çıkardı.

She carefully seamed the edges of the fabric to prevent fraying.

Kumaşın yıpranmasını önlemek için kenarlarını dikkatlice dikti.

The seamed baseball flew over the fence for a home run.

Dikişli beyzbol topu, evrun için çit üzerinden geçti.

The seamed stockings added a touch of elegance to her outfit.

Dikişli çoraplar, kıyafetine zarafet kattı.

The seamed road wound through the picturesque countryside.

Dikişli yol, pitoresk kırsalın arasından dolanıyordu.

He seamed the leather pieces together to create a sturdy bag.

Sağlam bir çanta oluşturmak için deri parçalarını bir araya dikti.

The seamed document revealed where the pages had been glued together.

Dikişli belge, sayfaların nereye yapıştırıldığını ortaya çıkardı.

She seamed the quilt with intricate patterns and stitching.

Karmaşık desenler ve dikişlerle yorganı dikti.

The seamed walls of the ancient castle showed signs of wear and tear.

Antik kalenin dikişli duvarları, aşınma ve yıpranma belirtileri gösteriyordu.

The seamed jeans gave him a rugged, masculine look.

Dikişli kotlar ona sert ve erkeksi bir görünüm kazandırdı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now