sentiences

[US]/'senʃɪəns/
[UK]/'sɛntɪəns/
Frequency: Very High

Translation

n. hissetme, algılama veya duyumları deneyimleme kapasitesi

Example Sentences

Artificial intelligence aims to simulate human sentience.

Yapay zeka, insan bilincini taklit etmeyi amaçlar.

Sentience is often considered a defining characteristic of living beings.

Bilinç, genellikle canlıların tanımlayıcı bir özelliği olarak kabul edilir.

Ethical debates often revolve around the concept of sentience.

Etik tartışmalar genellikle bilincin kavramı etrafında yoğunlaşır.

The development of sentience in infants is a fascinating area of study.

Bebeklerde bilincin gelişimi büyüleyici bir çalışma alanıdır.

Sentience in animals is a topic of growing interest among researchers.

Araştırmacılar arasında hayvanlarda bilinç, giderek artan bir ilgi konusudur.

Many philosophers ponder the nature of sentience and consciousness.

Birçok filozof, bilincin ve bilincin doğasını merak eder.

Sentience is believed to be closely linked to self-awareness.

Bilinç, öz farkındalıkla yakından ilişkili olduğuna inanılmaktadır.

Sentience allows us to experience and interpret the world around us.

Bilinç, çevremizdeki dünyayı deneyimlememize ve yorumlamamıza olanak tanır.

The study of sentience spans across various disciplines such as psychology and neuroscience.

Bilinç çalışması, psikoloji ve nörobilim gibi çeşitli disiplinleri kapsar.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now