inanimateness

[US]/ˌɪnəˈnæmɪtnəs/
[UK]/ˌɪnəˈnæmɪtnəs/

Translation

n. cansız olma durumu; yaşam veya ruh eksikliği
Word Forms

Phrases & Collocations

inanimateness contrast

cansızlık karşıtlığı

inanimateness effect

cansızlık etkisi

inanimateness observation

cansızlık gözlemi

inanimateness quality

cansızlık niteliği

inanimateness state

cansızlık durumu

inanimateness representation

cansızlık temsili

inanimateness analysis

cansızlık analizi

inanimateness definition

cansızlık tanımı

inanimateness phenomenon

cansızlık olayı

inanimateness category

cansızlık kategorisi

Example Sentences

inanimateness can often be mistaken for lifelessness.

cansızlık genellikle cansızlıkla karıştırılabilir.

the inanimateness of the sculpture gives it a unique charm.

heykelin cansızlığı ona özgü bir çekicilik verir.

we often overlook the inanimateness of objects in our daily lives.

günlük hayatımızda nesnelerin cansızlığını sıklıkla gözden kaçırıyoruz.

inanimateness is a key characteristic of many art forms.

cansızlık birçok sanat formunun temel bir özelliğidir.

the inanimateness of the room made it feel eerie.

odanın cansızlığı onu ürkütücü hissettirdi.

studying inanimateness can reveal much about our perception of life.

cansızlığın incelenmesi, hayat algımız hakkında bize çok şey açığa çıkarabilir.

inanimateness in nature can be both beautiful and haunting.

doğadaki cansızlık hem güzel hem de ürkütücü olabilir.

the inanimateness of the landscape was striking in its stillness.

peyzajın cansızlığı, durağanlığında dikkat çekiciydi.

many philosophers ponder the implications of inanimateness.

birçok filozof cansızlığın sonuçlarını düşünür.

inanimateness can evoke feelings of nostalgia or sadness.

cansızlık özlem veya üzüntü gibi duyguları uyandırabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now