situating context
bağlamı konumlandırma
situating factors
faktörleri konumlandırma
situating ideas
fikirleri konumlandırma
situating ourselves
kendimizi konumlandırma
situating knowledge
bilgiyi konumlandırma
situating events
olayları konumlandırma
situating narratives
anlatıları konumlandırma
situating problems
sorunları konumlandırma
situating themes
temaları konumlandırma
situating experiences
deneyimleri konumlandırma
situating the project within a larger context is essential.
projenin daha geniş bir bağlamda konumlandırılması şarttır.
they are situating the new office in a strategic location.
yeni ofisi stratejik bir konumda konumlandırıyorlar.
situating your arguments effectively can strengthen your position.
argümanlarınızı etkili bir şekilde konumlandırmak pozisyonunuzu güçlendirebilir.
we are situating our brand to appeal to younger consumers.
markamızı genç tüketicilere hitap edecek şekilde konumlandırıyoruz.
situating the discussion in a historical context adds depth.
tartışmayı tarihi bir bağlamda konumlandırmak derinlik katıyor.
he is situating his research within the framework of modern science.
onun araştırmasını modern bilimin çerçevesi içinde konumlandırıyor.
situating the team in an open office promotes collaboration.
takımı açık ofiste konumlandırmak işbirliğini teşvik ediyor.
they are situating their product as a premium offering.
ürünlerini üst düzey bir seçenek olarak konumlandırıyorlar.
situating the artwork in natural light enhances its beauty.
sanat eserini doğal ışıkta konumlandırmak güzelliğini artırıyor.
situating the conversation around shared values can build trust.
ortak değerler etrafında konuşmayı konumlandırmak güven oluşturabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir