snarling

[US]/snɑ:l/
Frequency: Very High

Translation

v. iplik gibi dolanmak veya bükülmek
Word Forms
Present Participlesnarling
Pluralsnarlings

Phrases & Collocations

ferocious snarl

vahşi kükreme

menacing snarl

tehditkar kükreme

Example Sentences

The snarling dog scared away the intruder.

Hırlayan köpek, ihlali korkutup kaçırdı.

She heard the snarling of the wolves in the distance.

Uzakta kurtların hırlamalarını duydu.

The snarling traffic caused a delay in their arrival.

Hırlayan trafik, gelişimlerine gecikmeye neden oldu.

His snarling response indicated his frustration.

Hırlı tepkisi, hayal kırıklığını gösterdi.

The snarling wind whipped through the trees.

Hırlayan rüzgar ağaçların arasından savurdu.

The snarling expression on his face made her nervous.

Yüzündeki hırlı ifade onu gerdi.

The snarling cat arched its back in warning.

Hırlayan kedi, uyarmak için sırtını dikti.

The snarling argument between the two coworkers escalated quickly.

İki iş arkadaşı arasındaki hırlı tartışma hızla tırmandı.

She could hear the snarling of the angry customers in the store.

Mağazadaki öfkeli müşterilerin hırlamalarını duyabiliyordu.

The snarling thunderstorm kept everyone indoors.

Hırlayan gök gürültülü fırtına herkesi içeride tuttu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now