springtimes

[US]/ˈsprɪŋtaɪmz/
[UK]/ˈsprɪŋtaɪmz/

Translation

n. bahar mevsimleri; gençlik veya yaşamın erken dönemi

Phrases & Collocations

happy springtimes

mutlu baharlar

bright springtimes

parlak baharlar

fresh springtimes

taze baharlar

warm springtimes

sıcak baharlar

colorful springtimes

renkli baharlar

joyful springtimes

neşeli baharlar

blooming springtimes

çiçek açan baharlar

magical springtimes

büyülü baharlar

peaceful springtimes

huzurlu baharlar

charming springtimes

büyüleyici baharlar

Example Sentences

springtimes bring new beginnings and fresh opportunities.

İlkbaharlar yeni başlangıçlar ve taze fırsatlar getirir.

we love to visit the park during springtimes.

Parkı ilkbahar aylarında ziyaret etmeyi seviyoruz.

springtimes are perfect for planting flowers and vegetables.

İlkbaharlar çiçek ve sebze dikmek için idealdir.

children enjoy playing outside in the springtimes.

Çocuklar ilkbahar aylarında dışarıda oynamayı sever.

springtimes often inspire artists to create beautiful works.

İlkbaharlar sanatçıları güzel eserler yaratmaya ilham verir.

during springtimes, the weather becomes warmer and sunnier.

İlkbahar aylarında hava daha sıcak ve güneşli olur.

many festivals are celebrated in springtimes around the world.

Dünyada birçok festival ilkbahar aylarında kutlanır.

springtimes are associated with renewal and growth.

İlkbaharlar yenilenme ve büyüme ile ilişkilidir.

people often feel more energized during springtimes.

İnsanlar genellikle ilkbahar aylarında daha enerjik hissederler.

springtimes bring a variety of colorful blooms to nature.

İlkbaharlar doğaya çeşitli renkli çiçekler getirir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now