squealing with excitement
heyecanla çığlık atma
high-pitched squealing sound
yüksek perdeli çığlık sesi
The children were squealing with excitement at the amusement park.
Çocuklar lunaparkta heyecanla çığlık atıyorlardı.
The piglet was squealing loudly when the farmer picked it up.
Domuz yavrusu, çiftçi onu kaldırdığında yüksek sesle çığlık attı.
The brakes on the car were squealing, indicating they needed to be replaced.
Arabanın frenleri çığlık atıyordu, değiştirilmesi gerektiğini gösteriyordu.
The crowd was squealing in delight as the performer took the stage.
Sanatçı sahneye çıktığında kalabalık neşeyle çığlık attı.
The mouse was squealing in fear as the cat approached.
Fare, kedi yaklaştıkça korkuyla çığlık attı.
The kettle was squealing on the stove, signaling that the water was boiling.
Tencere ocağın üzerinde çığlık atıyordu, suyun kaynadığını gösteriyordu.
The tires of the bicycle were squealing on the wet pavement.
Bisikletin lastikleri ıslak zeminde çığlık atıyordu.
The little puppy was squealing with joy when its owner returned home.
Küçük köpek, sahibi eve döndüğünde sevinçle çığlık attı.
The monkeys in the zoo were squealing and swinging from branch to branch.
Hayvanat bahçesindeki maymunlar çığlık atıyor ve daldan dala sallanıyordu.
The tea kettle began squealing when the water inside reached boiling point.
Çaydanık içindeki su kaynama noktasına ulaştığında çığlık atmaya başladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir