stands

[ABD]/[stændz]/
[İngiltere]/[stændz]/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. ayaklarla desteklenen bir pozisyonda olmak; belirli bir pozisyon ya da durumda kalmak; bir şeyi tolerans göstermek ya da onunla barışmak; bir seçimde aday olmak
n. bir destek ya da tutar; bir mesele üzerindeki pozisyon ya da tutar

İfadeler ve Kalıplar

stands for

temsil eder

stands out

çıkık

stands by

yanında durmak

stands alone

tek başına durmak

stands still

hareket etmemek

stands accused

suçlu olarak durmak

stands ready

hazır durumda olmak

stands tall

gururlu durmak

standing ovation

ayakta alkış

Örnek Cümleler

the tall oak tree stands in the center of the park.

Yüksek bir meşe ağaç parkın merkezinde duruyor.

she stands out from the crowd with her unique style.

Benzersiz tarzıyla kalabalıkta öne çıkıyor.

he stands accused of fraud and embezzlement.

Yalnızca dolandırıcılık ve malvarlığından yararlanma suçlarından yargılanıyor.

the building stands as a testament to architectural innovation.

Bina, mimari yeniliklerin bir göstergesi olarak duruyor.

the company stands to gain a significant market share.

Şirket, önemli bir pazar payı kazanma konusunda durumunda.

my friend stands by me through thick and thin.

Dostum, her zaman bana yardım ediyor.

the statue stands proudly in the town square.

Statü, kasabanın merkezinde gururla duruyor.

the team stands a good chance of winning the championship.

Takım, şampiyonluk için iyi bir şansı var.

he stands corrected; i was wrong about that.

O düzeltildi; o konuda hatalıymışım.

the old lighthouse stands against the crashing waves.

Eski fener, çarpan dalgalar karşısında duruyor.

the law stands in violation of human rights.

Yasa, insan haklarına aykırı duruyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir