The strangler fig wrapped its roots around the tree trunk.
Boğucu incir, köklerini ağaç gövdesine sardı.
The serial killer was known as the Boston Strangler.
Sıralı katil Boston Boğucusu olarak tanınıyordu.
The snake coiled around its prey like a strangler.
Yılan, bir boğucu gibi avının etrafında dolandı.
The wrestler's signature move was the strangler hold.
Güreşçinin imza hareketi boğucu tutuşuydu.
The documentary explored the psychology of a strangler.
Belgesel, bir boğucunun psikolojisini araştırdı.
The strangler vine slowly choked the life out of the surrounding plants.
Boğucu sarmaşık, çevredeki bitkilerin hayatını yavaşça boğdu.
The victim managed to escape the strangler's grip and run for help.
Kurban, boğucunun pençesinden kaçmayı ve yardım istemeye koşmayı başardı.
The horror movie featured a supernatural strangler haunting a small town.
Korku filmi, küçük bir kasabayı musallat eden doğaüstü bir boğucu karakterini konu alıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir