A stout tailwind was giving a friendly boost.
Güçlü bir kuyruk rüzgarı dostça bir destek sağlıyordu.
The company is experiencing a tailwind in the market, leading to increased sales.
Şirket, piyasada olumlu bir rüzgarın etkisiyle artan satışlar yaşıyor.
Investors are hopeful that the tailwind will continue and drive the stock price up.
Yatırımcılar, olumlu rüzgarın devam edeceğini ve hisse senedi fiyatını artıracağını umuyor.
With a tailwind behind them, the team easily won the race.
Arkalarında olumlu bir rüzgarla, takım yarışmayı kolayca kazandı.
The airline benefited from a strong tailwind, reducing flight time and fuel costs.
Havayolu şirketi güçlü bir olumlu rüzgardan fayda sağladı, uçuş süresini ve yakıt maliyetini düşürdü.
The runner used the tailwind to her advantage, setting a new personal best.
Koşucu, olumlu rüzgardan kendi avantajına yararlandı ve yeni bir kişisel rekor kırdı.
The sailboat glided effortlessly with the help of a tailwind.
Yelkenli tekne, olumlu rüzgarın yardımıyla zahmetsizce kaydı.
Cyclists often seek out routes with a tailwind to make their rides easier.
Bisikletçiler, sürüşlerini kolaylaştırmak için genellikle olumlu rüzgarlı rotaları ararlar.
The economic recovery received a tailwind from increased consumer spending.
Ekonomik toparlanma, artan tüketici harcamalarından olumlu bir rüzgar aldı.
The team's success was partly due to the tailwind of public support.
Takımın başarısı kısmen kamuoyu desteğinin olumlu rüzgarından kaynaklanıyordu.
The project faced headwinds and tailwinds, but ultimately succeeded.
Proje, olumlu ve olumsuz rüzgarlar karşıladı, ancak sonunda başarılı oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir