tantalize

[ABD]/ˈtæntəlaɪz/
[İngiltere]/ˈtæntəlaɪz/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

vt. alay etmek; baştan çıkarmak; eziyet etmek.
Word Forms
Third Person Singulartantalizes
Past Tensetantalized
Present Participletantalizing
Past Participletantalized
Pluraltantalizes

Örnek Cümleler

she still tantalized him.

Ona hala cazip gelmeye devam ediyordu.

such ambitious questions have long tantalized the world's best thinkers.

Böyle hırslı sorular, dünyanın en iyi düşünürlerini uzun zamandır cezbetmiştir.

A tall, lean biologist with a Quaker seaman's beard and monomaniacal dedication to bringing back diagnostic images, Calambo kidis was tantalized by the reports from the satellite.

Uzun, zayıf, Quaker denizci sakalı ve tanısal görüntüleri geri getirme konusunda takıntılı bir şekilde adanmış bir biyolog olan Calambo kidis, uydudan gelen raporlardan cezbedildi.

The aroma of freshly baked bread tantalized her senses.

Taze pişmiş ekmeğin kokusu duyularını cezbetmişti.

The restaurant's menu was designed to tantalize customers with unique flavor combinations.

Restoranın menüsü, müşterileri eşsiz lezzet kombinasyonlarıyla cezbetmek için tasarlanmıştı.

The movie trailer tantalized audiences with glimpses of intense action scenes.

Film fragmanı, izleyicileri yoğun aksiyon sahnelerinin kısa gösterimleriyle cezbetmişti.

The tantalizing smell of barbecue wafted through the air, making everyone hungry.

Barbekünün cazip kokusu havada dolaşıyor, herkesi aç yapıyordu.

Her tantalizing smile captivated everyone in the room.

Onun cazip gülüşü odadaki herkesi büyülemişti.

The exotic fruits on display at the market tantalized passersby.

Markette sergilenen egzotik meyveler, geçerken insanları cezbetmişti.

The fashion designer's new collection is sure to tantalize fashion enthusiasts.

Modacıların yeni koleksiyonu kesinlikle moda meraklılarını cezbedecektir.

The dessert menu was filled with tantalizing options, making it hard to choose just one.

Tatlı menüsü cazip seçeneklerle doluydu, sadece birini seçmek zor oluyordu.

The mystery novel's plot twists and turns were designed to tantalize readers.

Gizem romanının olay örgüsündeki beklenmedik dönüşler ve sapmalar, okuyucuları cezbetmek için tasarlanmıştı.

The tantalizing promise of a weekend getaway kept her motivated during the workweek.

Hafta sonu kaçamağının cazip vaadi, onu hafta boyunca motive tuttu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir