tickling

[US]/'tikliŋ/
Frequency: Very High

Translation

n. geri bildirim; birinin cildine hafifçe dokunarak karıncalanma veya kaşıntı hissi yaratma eylemi.
Word Forms
Present Participletickling
Pluralticklings

Phrases & Collocations

tickling sensation

okşama hissi

tickle torture

okşama işkencesi

Example Sentences

The sound of children giggling and tickling each other filled the room.

Çocukların kahkahaları ve birbirlerini seyirtmeleriyle dolu bir oda.

Tickling can be a fun way to bond with someone.

Seyirtmek, birisiyle bağ kurmanın eğlenceli bir yolu olabilir.

She couldn't stop laughing when he started tickling her.

O, onun onu seyirtmeye başladığında kahkahayı tutamadı.

Tickling is a common form of play among siblings.

Seyirtmek, kardeşler arasında yaygın bir oyun şeklidir.

The comedian had a talent for tickling the audience's funny bone.

Komedyen, seyircinin espri anlayışını harekete geçirme konusunda yetenekliydi.

Tickling sensations can vary depending on the individual.

Seyirtme hissi, kişiden kişiye değişebilir.

Tickling under the chin can make some people feel uncomfortable.

Çene altından seyirtmek bazı insanlarda rahatsızlık hissi yaratabilir.

Tickling is often used as a form of affectionate teasing.

Seyirtmek genellikle sevgi dolu bir şekilde alay etmek için kullanılır.

He couldn't help but burst into laughter when she started tickling him.

O, onun onu seyirtmeye başladığında kahkahalara boğulmaktan kendini alamadı.

Tickling can trigger a reflexive response in some people.

Seyirtmek bazı insanlarda refleksif bir tepkiyi tetikleyebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now