trial and error
deneme yanılma
trial period
deneme süresi
trial version
deneme sürümü
trial run
deneme çalışması
trial court
deneme mahkemesi
on trial
yargılamaya tabi
clinical trial
klinik çalışma
trial production
deneme üretimi
free trial
ücretsiz deneme
trials and tribulations
zorluklar ve sıkıntılar
trial order
deneme kararı
first trial
ilk deneme
trial implementation
deneme uygulaması
criminal trial
ceza davası
fair trial
adil yargılama
field trial
saha denemesi
civil trial
medeni usul davası
time trial
zamanlı deneme
stand trial
yargılanmak
court trial
mahkeme davası
The trial is proceeding.
Duruşma devam ediyor.
The trial was a mockery of justice.
Duruşma adaletin bir hicivindeydi.
The trial was a mere farce.
Duruşma sadece bir farslıktı.
The trial was a parody of justice.
Duruşma adaletin bir parodisindeydi.
a trial of one's faith.
inancın bir denemesi.
The trial was a caricature of justice.
Duruşma adaletin bir karikatürüydü.
He is on trial for murder.
Cinayetten yargılanıyor.
livable trials and tribulations.
yaşanabilir sıkıntılar ve meşakkatler.
The unfair trial was a mockery of justice.
Adil olmayan duruşma adaletin bir hicivindeydi.
That boy is a real trial to me.
O çocuk benim için gerçek bir işkence.
no consolation in their hour of trial;
zor zamanlarında bir teselli yok;
The case will come on for trial tomorrow.
Dava yarın görülecek.
to stand trial for extortion
rant için yargılanmak
the tribulations of the persecuted.See Synonyms at trial
arananların sıkıntıları. Deneme sözlükte Synonym'ları var.
make a trial of his strength
onun gücünü denemek
trial and error
deneme yanılma
trial period
deneme süresi
trial version
deneme sürümü
trial run
deneme çalışması
trial court
deneme mahkemesi
on trial
yargılamaya tabi
clinical trial
klinik çalışma
trial production
deneme üretimi
free trial
ücretsiz deneme
trials and tribulations
zorluklar ve sıkıntılar
trial order
deneme kararı
first trial
ilk deneme
trial implementation
deneme uygulaması
criminal trial
ceza davası
fair trial
adil yargılama
field trial
saha denemesi
civil trial
medeni usul davası
time trial
zamanlı deneme
stand trial
yargılanmak
court trial
mahkeme davası
The trial is proceeding.
Duruşma devam ediyor.
The trial was a mockery of justice.
Duruşma adaletin bir hicivindeydi.
The trial was a mere farce.
Duruşma sadece bir farslıktı.
The trial was a parody of justice.
Duruşma adaletin bir parodisindeydi.
a trial of one's faith.
inancın bir denemesi.
The trial was a caricature of justice.
Duruşma adaletin bir karikatürüydü.
He is on trial for murder.
Cinayetten yargılanıyor.
livable trials and tribulations.
yaşanabilir sıkıntılar ve meşakkatler.
The unfair trial was a mockery of justice.
Adil olmayan duruşma adaletin bir hicivindeydi.
That boy is a real trial to me.
O çocuk benim için gerçek bir işkence.
no consolation in their hour of trial;
zor zamanlarında bir teselli yok;
The case will come on for trial tomorrow.
Dava yarın görülecek.
to stand trial for extortion
rant için yargılanmak
the tribulations of the persecuted.See Synonyms at trial
arananların sıkıntıları. Deneme sözlükte Synonym'ları var.
make a trial of his strength
onun gücünü denemek
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir