pull the trigger
tetiği çek
hair trigger
tetik hassasiyeti
trigger warning
tetikleme uyarısı
emotional trigger
duygusal tetikleyici
trigger happy
tetik çekmeye hazır
trigger point
tetik noktası
trigger a memory
bir anıyı tetiklemek
trigger a response
bir tepkiyi tetiklemek
trigger circuit
tetik devresi
trigger pulse
tetik darbesi
trigger off
çalıştırmak
trigger signal
tetik sinyali
schmitt trigger
Schmitt tetikleyici
trigger finger
tetik parmağı
the infection triggers an autoimmune response.
enfeksiyon, otoimmün bir yanıtı tetikler.
trigger chips that synthesize speech.
Konuşmayı sentezleyen tetikleme çiplerini.
the trigger for the strike was the closure of a mine.
grevin nedeni bir madenin kapanmasıydı.
a hair-trigger temper; a hair-trigger reaction.
bir anlık öfke; ani tepki.
the flooding of the rivers is a trigger for breeding to start.
nehirlerin taşkını, üremeye başlamanın bir tetikleyicisidir.
their affair was triggered by intense sexual chemistry.
ilişkileri yoğun cinsel kimya tarafından tetiklendi.
lack of confidence triggered a flight out of the currency.
özgüven eksikliği, para biriminden kaçışa neden oldu.
he pulled the trigger of the shotgun.
kombini ateşledi.
an allergy can be triggered by stress or overwork.
Bir alerji stres veya aşırı çalışmayla tetiklenebilir.
territory controlled by trigger-happy bandits.
Tetiğe basmaya hazır haydutlar tarafından kontrol edilen toprak.
The odour of food may be a trigger for man's appetite.
Yiyecek kokusu, insanın iştahını tetikleyebilir.
He accidentally triggered his rifle.
Yanlışlıkla tüfeğini ateşledi.
The moon also triggers the spawning of dog and cubera snappers.
Ay aynı zamanda köpek ve cubera snappelerin üremesini de tetikler.
The incident triggered an armed clash.
Olay, silahlı bir çatışmayı başlattı.
In some patients, AF seems to be triggered by electrically active pulmonary vein foci. These foci can trigger the atria to fibrillate.
Bazı hastalarda, AF'nin elektriksel olarak aktif pulmoner ven odakları tarafından tetiklendiği görülmektedir. Bu odakların atriumları çalkalanmaya tetikleyebileceği düşünülüyor.
The rapid movement of an object towards the eye triggers the blink reflex.
Gözye doğru hızla hareket eden bir nesne, göz kırpma refleksini tetikler.
a mutiny by those manning the weapons could trigger a global war.
Silahları kullanmakta olanların bir başkaldırısı küresel bir savaşı tetikleyebilir.
the army's refusal to withdraw from the territory was the trigger point for military action.
ordunun bölgeden çekilmekten kaçınması, askeri eylem için tetik noktasıydı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir