unifying

Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

vt. bir araya getirmek; birleşik hale getirmek.
Word Forms
Present Participleunifying

Örnek Cümleler

The unifying theme of the conference was sustainability.

Konferansın birleştirici teması sürdürülebilirlik idi.

Music can be a unifying force among people of different backgrounds.

Müzik, farklı geçmişlere sahip insanlar arasında birleştirici bir güç olabilir.

The unifying factor in their relationship is their shared love for travel.

İlişkilerindeki birleştirici faktör, seyahate olan ortak tutkularıdır.

The unifying goal of the project is to improve access to education for all children.

Projenin birleştirici amacı, tüm çocuklar için eğitime erişimi iyileştirmektir.

The unifying principle of the company is to prioritize customer satisfaction.

Şirketin birleştirici ilkesi, müşteri memnuniyetine öncelik vermektir.

A common enemy can be a unifying force for a group of people.

Ortak bir düşman, bir grup insan için birleştirici bir güç olabilir.

The unifying thread throughout the novel is the protagonist's search for identity.

Roman boyunca birleştirici tema, baş karakterin kimlik arayışıdır.

The unifying factor behind their success is their strong teamwork.

Başarılarının arkasındaki birleştirici faktör, güçlü takım çalışmasıdır.

The unifying message of the campaign is to promote kindness and empathy.

Kampanyanın birleştirici mesajı, iyilik ve empatiyi teşvik etmektir.

The unifying vision of the organization is to create a better future for all members.

Organizasyonun birleştirici vizyonu, tüm üyeler için daha iyi bir gelecek yaratmaktır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir