high venomousness
yüksek zehirleyicilik
venomousness level
zehirleyicilik seviyesi
extreme venomousness
aşırı zehirleyicilik
venomousness threat
zehirleyicilik tehdidi
venomousness assessment
zehirleyicilik değerlendirmesi
venomousness characteristics
zehirleyicilik özellikleri
venomousness study
zehirleyicilik çalışması
venomousness effects
zehirleyiciliğin etkileri
venomousness analysis
zehirleyicilik analizi
venomousness comparison
zehirleyicilik karşılaştırması
the venomousness of certain snakes is a major concern for hikers.
Bazı yılanların zehirli olması, yürüyüşçüler için önemli bir endişe kaynağıdır.
scientists study the venomousness of spiders to develop new medicines.
Bilim insanları, yeni ilaçlar geliştirmek için örümceklerin zehirli olmasını araştırıyor.
the venomousness of the jellyfish can be deadly to swimmers.
Denizanasının zehirli olması yüzücüler için ölümcül olabilir.
understanding the venomousness of various species is crucial for wildlife safety.
Çeşitli türlerin zehirli olmasının anlaşılması, yaban hayatının güvenliği için çok önemlidir.
some plants exhibit a form of venomousness that can harm insects.
Bazı bitkiler böcekleri zarara verebilecek bir zehirli olma biçimi sergiler.
the venomousness of the scorpion varies by region.
Akrebin zehirli olması bölgeye göre değişir.
her research focused on the venomousness of marine creatures.
Onun araştırması deniz canlılarının zehirli olmasına odaklandı.
the venomousness of the cone snail can cause paralysis in humans.
Koni salyangozunun zehirli olması insanlarda felce neden olabilir.
visitors are warned about the venomousness of local reptiles.
Ziyaretçiler, yerel sürüngenlerin zehirli olduğu konusunda uyarılıyor.
its venomousness is a defense mechanism against predators.
Onun zehirli olması, yırtıcılara karşı bir savunma mekanizmasıdır.
high venomousness
yüksek zehirleyicilik
venomousness level
zehirleyicilik seviyesi
extreme venomousness
aşırı zehirleyicilik
venomousness threat
zehirleyicilik tehdidi
venomousness assessment
zehirleyicilik değerlendirmesi
venomousness characteristics
zehirleyicilik özellikleri
venomousness study
zehirleyicilik çalışması
venomousness effects
zehirleyiciliğin etkileri
venomousness analysis
zehirleyicilik analizi
venomousness comparison
zehirleyicilik karşılaştırması
the venomousness of certain snakes is a major concern for hikers.
Bazı yılanların zehirli olması, yürüyüşçüler için önemli bir endişe kaynağıdır.
scientists study the venomousness of spiders to develop new medicines.
Bilim insanları, yeni ilaçlar geliştirmek için örümceklerin zehirli olmasını araştırıyor.
the venomousness of the jellyfish can be deadly to swimmers.
Denizanasının zehirli olması yüzücüler için ölümcül olabilir.
understanding the venomousness of various species is crucial for wildlife safety.
Çeşitli türlerin zehirli olmasının anlaşılması, yaban hayatının güvenliği için çok önemlidir.
some plants exhibit a form of venomousness that can harm insects.
Bazı bitkiler böcekleri zarara verebilecek bir zehirli olma biçimi sergiler.
the venomousness of the scorpion varies by region.
Akrebin zehirli olması bölgeye göre değişir.
her research focused on the venomousness of marine creatures.
Onun araştırması deniz canlılarının zehirli olmasına odaklandı.
the venomousness of the cone snail can cause paralysis in humans.
Koni salyangozunun zehirli olması insanlarda felce neden olabilir.
visitors are warned about the venomousness of local reptiles.
Ziyaretçiler, yerel sürüngenlerin zehirli olduğu konusunda uyarılıyor.
its venomousness is a defense mechanism against predators.
Onun zehirli olması, yırtıcılara karşı bir savunma mekanizmasıdır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir