goods and wares
mal ve ürünler
selling wares
ürün satışı
imported wares
ithal ürünler
fine wares
zarif ürünler
local wares
yerel ürünler
wares fair
ürün fuarı
display wares
sergilenen ürünler
quality wares
kaliteli ürünler
unique wares
benzersiz ürünler
handicrafts and wares
el sanatları ve ürünler
the antique shop offered a wide range of unique wares.
Antika dükkanı, çok çeşitli benzersiz ürünler sunuyordu.
they imported high-quality wares from overseas.
Yüksek kaliteli ürünleri yurt dışından ithal ediyorlardı.
the market stalls were overflowing with colorful wares.
Pazarda tezgahlar rengarenk ürünlerle doluydu.
the craftsman carefully displayed his handmade wares.
Zanaatkar, el yapımı ürünlerini dikkatlice sergiliyordu.
the company specializes in the wholesale of electronic wares.
Şirket, elektronik ürünlerin toptan satışında uzmanlaşmıştır.
the online store sells a variety of novelty wares.
Çevrimiçi mağaza çeşitli ilginç ürünler satıyor.
the merchant stocked his shelves with imported wares.
Tüccar raflarını ithal ürünlerle doldurdu.
the fair showcased local artisans and their wares.
Fuarda yerel zanaatkarlar ve ürünleri sergileniyordu.
the shopkeeper proudly presented his new line of wares.
Dükkan sahibi yeni ürün serisini gururla sundu.
the auction featured rare and valuable antique wares.
Açık artırmada nadir ve değerli antika ürünler yer alıyordu.
the company's wares are known for their durability.
Şirketin ürünleri dayanıklılıklarıyla tanınıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir