narrowness

[ABD]/'nærəunis/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. sınırlı genişlik veya alan; cömertlik veya açıklık eksikliği
Word Forms

Örnek Cümleler

The narrowness of the hallway made it difficult for two people to pass each other.

Koridorun dar olması, iki kişinin birbirini geçirmesini zorlaştırdı.

The narrowness of his mind prevented him from considering alternative viewpoints.

Zihninin dar olması, alternatif bakış açılarını değerlendirmesini engelledi.

The narrowness of the road caused a traffic jam during rush hour.

Yolun dar olması, yoğun saatlerde bir trafik sıkışmasına neden oldu.

The narrowness of her focus on work led to neglect of her personal life.

İşine odaklanmasının dar olması, kişisel hayatını ihmal etmesine yol açtı.

The narrowness of the political spectrum limited the choices available to voters.

Siyasi yelpazenin dar olması, seçmenler için mevcut seçenekleri sınırladı.

The narrowness of the mountain pass made it a challenging route for hikers.

Dağ geçidinin dar olması, yürüyüşçüler için zorlu bir rota haline getirdi.

The narrowness of her vision prevented her from seeing the bigger picture.

Vizyonunun dar olması, daha büyük resmi görmesini engelledi.

The narrowness of the academic field limited the scope of research possibilities.

Akademik alanın dar olması, araştırma olanaklarının kapsamını sınırladı.

The narrowness of the river made it difficult for large boats to navigate through.

Nehrin dar olması, büyük teknelerin içinden geçmesini zorlaştırdı.

The narrowness of his perspective prevented him from appreciating diverse cultures.

Perspektifinin dar olması, farklı kültürleri takdir etmesini engelledi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir