unpainted

[ABD]/ʌn'peintid/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. bitişten yoksun; boya ile kaplanmamış.

Örnek Cümleler

the first room on the left; an unpainted room.

soldan ilk oda; boyasız bir oda.

The unpainted walls gave the room a rustic feel.

Boyasız duvarlar odaya rustik bir hava verdi.

She bought an unpainted wooden chair to paint herself.

Kendisi boyaması için boyasız ahşap bir sandalye satın aldı.

The artist preferred the raw beauty of unpainted pottery.

Sanatçı, boyasız seramiğin ham güzelliğini tercih etti.

The unpainted fence needed a fresh coat of paint.

Boyasız çit yeni bir kat boya gerektiriyordu.

The unpainted canvas awaited the artist's inspiration.

Boyasız tuval sanatçının ilhamını bekliyordu.

They decided to leave the wood unpainted for a natural look.

Doğal bir görünüm için ahşabı boyasız bırakmaya karar verdiler.

The unpainted sculpture stood out against the colorful artwork in the gallery.

Boyasız heykel, galerideki renkli sanat eserleri arasında öne çıkıyordu.

The unpainted furniture added a touch of simplicity to the room.

Boyasız mobilyalar odaya sadelik dokunuşu kattı.

They left the door unpainted to match the rustic theme of the cabin.

Kabinin rustik temasına uyum sağlamak için kapıyı boyasız bıraktılar.

The unpainted ceiling beams added character to the historic building.

Boyasız tavan kirişleri tarihi yapıya karakter kattı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir