The city skyline served as a beautiful backdrop for the wedding photos.
Düğün fotoğrafları için güzel bir fon olarak şehir silueti hizmet etti.
The political unrest was the backdrop for the economic crisis.
Siyasi huzursuzluk, ekonomik krizin arka planıydı.
The mountains provided a stunning backdrop for the lake.
Dağlar, göl için büyüleyici bir fon sağladı.
The historical context serves as the backdrop for the novel.
Tarihi bağlam, romanın arka planı olarak hizmet ediyor.
The colorful sunset created a perfect backdrop for the beach party.
Renkli gün batımı, plaj partisi için mükemmel bir fon oluşturdu.
The music festival had a vibrant cityscape as its backdrop.
Müzik festivalinin arka planı olarak canlı bir şehir manzarası vardı.
The starry night sky served as a magical backdrop for the outdoor concert.
Yıldızlı gece gökyüzü, açık hava konserinin büyülü bir fonuydu.
The historical building provided an elegant backdrop for the art exhibition.
Tarihi bina, sanat sergisi için zarif bir fon sağladı.
The ocean view served as a breathtaking backdrop for the romantic dinner.
Okyanus manzarası, romantik akşam yemeği için nefes kesen bir fon olarak hizmet etti.
The ancient ruins added a sense of mystery to the backdrop of the film.
Antik kalıntılar, filmin fonuna gizem hissi kattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir