baldest

[US]/[ˈbɔːlɪst]/
[UK]/[ˈbɔːlɪst]/
Frequency: Very High

Translation

adj. En kusak; en çok kıl kaybı olan; en çıplak ya da açık olan.

Phrases & Collocations

baldest claim

Turkish_translation

Example Sentences

he was the baldest man in the room, easily standing out.

Oda içinde en yünü kalmış adamdı, kolayca dikkat çekerdi.

the comedian joked about being the baldest head in the family.

Komediyen ailede en yünü kalmış baş olmaktan şakalaştı.

despite being the baldest, she carried herself with confidence.

En yünü kalmış olsa da, kendini emin bir şekilde hissetti.

the baldest child proudly showed off his shiny head.

En yünü kalmış çocuk, parlak kafasını gururla sergiledi.

he’s always been the baldest of the three brothers.

Üç kardeştir arasında her zaman en yünü kalmış olanıdır.

the baldest candidate struggled to connect with younger voters.

En yünü kalmış aday, daha genç seçmenlerle bağ kurmada zorlandı.

she noticed he was the baldest member of the team.

O, takımdaki en yünü kalmış üyeydi ve bunu fark etti.

the baldest professor was known for his insightful lectures.

En yünü kalmış profesör, derinlemesine derslerinden dolayı bilinirdi.

he jokingly referred to himself as the baldest eagle.

Şaka olarak kendisini en yünü kalmış karga olarak adlandırdı.

the baldest participant won the hat-wearing contest.

En yünü kalmış katılımcı, şapka giyme yarışmasını kazandı.

even though he's the baldest, he's still quite handsome.

En yünü kalmış olsa da, hâlâ oldukça yakışıklıydı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now