beading

[US]/'biːdɪŋ/
[UK]/'bidɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

n. küçük küresel şekillerin oluşumu; kenarda kıvrılma; kabarcıklar, kabarcıklar oluşturma
v. küçük boncuklarla süslemek.
Word Forms
Present Participlebeading
Pluralbeadings

Phrases & Collocations

beading needle

igne iplik geçirici

beading thread

iplik iğneye geçirilir

glass bead

cam boncuk

draw bead

çizim boncuğu

bead welding

boncuk kaynak

weld bead

kaynak boncuğu

bead wire

boncuklu tel

back bead

arka boncuk

Example Sentences

She enjoys beading as a hobby.

O, hobi olarak boncuk işi yapmaktan hoşlanıyor.

The dress was embellished with intricate beading.

Elbise, karmaşık boncuk işi detaylarıyla süslenmişti.

Beading can add a touch of elegance to any garment.

Boncuk işi, herhangi bir giysiye zarafet katabilir.

I learned how to do beading from online tutorials.

Boncuk işi yapmayı çevrimiçi eğitimlerden öğrendim.

The beading on the wedding gown was stunning.

Düğünlik elbisedeki boncuk işi harikaydı.

She sells handmade beading jewelry at the craft fair.

Zanaat fuarında el yapımı boncuk takıları satıyor.

The beading on the purse was starting to come loose.

Çantadaki boncuk işi gevşemeye başlıyordu.

I find beading to be a relaxing and creative outlet.

Boncuk işi yapmayı rahatlatıcı ve yaratıcı bir uğraş olarak buluyorum.

Beading requires patience and precision.

Boncuk işi sabır ve hassasiyet gerektirir.

The costume designer used beading to enhance the beauty of the costumes.

Kostüm tasarımcısı, kostümlerin güzelliğini artırmak için boncuk işi kullandı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now