bonking

[ABD]/bɒŋkɪŋ/
[İngiltere]/bong-king/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. yüksek ses çıkarmak; cinsel ilişkiye girmek (genellikle 'ile' ile kullanılır)

İfadeler ve Kalıplar

bonking your head

başınızı vurmak

bonking around

etrafı vurmak

bonking about

etrafı vurmak

Örnek Cümleler

they were caught bonking in the park.

Onlar parkta sevişirken yakalandılar.

bonking is not allowed in public places.

Kamusal alanda sevişmek yasaktır.

she laughed when she saw them bonking.

Onları sevişirken görünce o güldü.

bonking can lead to unexpected consequences.

Sevişmek beklenmedik sonuçlara yol açabilir.

they were secretly bonking behind closed doors.

Kapılar ardında gizlice sevişiyorlardı.

bonking is a part of their relationship.

Sevişmek onların ilişkilerinin bir parçasıdır.

he joked about bonking at the office party.

Ofis partisinde sevişmekten şaka yaptı.

bonking can sometimes be a bit embarrassing.

Sevişmek bazen biraz utanç verici olabilir.

they were always bonking when no one was watching.

Kimse görmediğinde her zaman sevişiyorlardı.

bonking under the stars felt magical.

Yıldızların altında sevişmek büyülü hissettirdi.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir