brills

[US]/brɪlz/
[UK]/brilz/
Frequency: Very High

Translation

n. Yenen bir Avrupa düz balık türü (brill, çoğul).

Phrases & Collocations

brills eyes

brill'ın gözleri

brills mind

brill'ın zihni

brills heart

brill'ın kalbi

brills stage

brill'ın sahnesi

brills talent

brill'ın yeteneği

brills work

brill'ın çalışması

brills team

brill'ın takımı

brills future

brill'ın geleceği

brills dream

brill'ın hayali

Example Sentences

those new shoes are absolutely brills!

bu yeni ayakkabılar kesinlikle harika!

the party last night was brills; everyone had a great time.

dün geceki parti harikaydı; herkes çok iyi zaman geçirdi.

she has a brills idea for the project.

proje için harika bir fikri var.

his performance was brills, and the audience loved it.

performansı harikaydı ve seyirciler de çok sevdi.

the food at that restaurant is brills!

o restorandaki yemekler harika!

i think this new app is brills for organizing tasks.

bence bu yeni uygulama görevleri düzenlemek için harika.

her artwork is always brills and unique.

onun sanatı her zaman harika ve eşsizdir.

we had a brills time at the concert last night.

dün geceki konserde harika vakit geçirdik.

the new features in the software are brills!

yazılımdaki yeni özellikler harika!

that was a brills game; i can't wait for the next one!

bu harika bir oyundu; bir sonraki maçı iple çekiyorum!

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now