twinkles

[US]/ˈtwɪŋkəlz/
[UK]/ˈtwɪŋkəlz/
Frequency: Very High

Translation

v. titrek bir ışıkla parıldar; gözler ışıltı saçar; yansıma nedeniyle parlak bir şekilde parlar; bir dansçının ayakları gibi hafifçe hareket eder

Phrases & Collocations

star twinkles

yıldızın parıltısı

twinkles in eyes

gözlerde parıltı

twinkles of light

ışığın parıltıları

twinkles at night

gece parıldamaları

twinkles like stars

yıldızlar gibi parıldayan

twinkles of joy

sevinç parıltısı

twinkles in darkness

karanlıkta parıldayan

twinkles of hope

umut parıltısı

twinkles of magic

sihir parıltısı

twinkles of laughter

kahkaha parıltısı

Example Sentences

the stars twinkle in the night sky.

gece gökyüzünde yıldızlar parıldar.

her eyes twinkle with excitement.

gözleri heyecanla parıldar.

the fairy lights twinkle around the garden.

peri ışıkları bahçeyi aydınlatır.

he always twinkles when he tells a joke.

şaka yaptığında her zaman gözleri parlar.

the city lights twinkle like stars.

şehir ışıkları yıldızlar gibi parıldar.

she has a twinkle in her eye when she talks about her dreams.

hayalleri hakkında konuşurken gözlerinde bir parıltı var.

the holiday decorations twinkle brightly.

bayram süsleri parlak bir şekilde parıldar.

the children's laughter twinkles in the air.

çocukların kahkahaları havada yankılanır.

as the fireworks explode, the sky twinkles with colors.

havai fişekler patladığında, gökyüzü renklerle parıldar.

he gave her a twinkle of hope.

ona bir umut ışığı verdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now