collides with
çarpışıyor
collides head-on
ön tarafa çarpıyor
collides violently
şiddetli bir şekilde çarpışıyor
collides unexpectedly
beklenmedik bir şekilde çarpışıyor
collides often
sık sık çarpışıyor
collides occasionally
nadiren çarpışıyor
collides repeatedly
tekrar tekrar çarpışıyor
collides fiercely
hararetli bir şekilde çarpışıyor
collides constantly
sürekli olarak çarpışıyor
collides dangerously
tehlikeli bir şekilde çarpışıyor
the two cars collide at the intersection.
İki araç kavşakta çarpışıyor.
when worlds collide, unexpected things happen.
Dünyalar çarpıştığında, beklenmedik şeyler olur.
his ideas often collide with traditional views.
Onun fikirleri genellikle geleneksel görüşlerle çatışır.
the waves collide against the rocky shore.
Dalgalar kayalık kıyıya çarpıyor.
the two teams collide in the championship game.
İki takım şampiyonluk maçında çarpışıyor.
science and religion can sometimes collide.
Bilim ve din bazen çatışabilir.
when cultures collide, new ideas can emerge.
Kültürler çarpıştığında, yeni fikirler ortaya çıkabilir.
the asteroid is expected to collide with earth.
Asteroid'in dünyaya çarpması bekleniyor.
two trains collide on the same track.
İki tren aynı rayda çarpışıyor.
her emotions collide, leaving her confused.
Onun duyguları çarpışıyor, bu da onu şaşkına çeviriyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir