ensnaring

[US]/ɪnˈsnɛərɪŋ/
[UK]/ɪnˈsnɛrɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. tuzak kurma veya yakalama eylemi

Phrases & Collocations

ensnaring trap

tuzak

ensnaring web

ensnaring danger

tehlikeli durum

ensnaring situation

yakalayıcı durum

ensnaring scheme

kurnaz plan

ensnaring illusion

aldatıcı yanılsama

ensnaring challenge

yakalayıcı meydan okuma

ensnaring trapdoor

gizli kapak

ensnaring snare

tuzak

ensnaring fate

kader

Example Sentences

the trap was ensnaring the unsuspecting animals.

tuzak, habersiz hayvanları yakalıyor/tuzaklarına düşürüyordu.

she found herself ensnaring in a web of lies.

kendisini yalanların ağına düşmüş buldu.

his charm was ensnaring her heart.

onun çekiciliği kalbini yakaladı/kalbini etkiledi.

they were ensnaring their opponents with clever tactics.

akıllı taktiklerle rakiplerini yakalıyorlardı/tuzağa düşürüyorlardı.

the story was ensnaring readers from the very first page.

hikaye, ilk sayfadan itibaren okuyucuları yakaladı/bağladı.

ensnaring the audience with his performance, the actor received a standing ovation.

performansı ile seyirciyi yakalayan/etkileyen oyuncu, ayakta alkış topladı.

the detective was ensnaring clues to solve the mystery.

dedektif, gizemi çözmek için ipuçlarını yakalıyor/topluyordu.

her words were ensnaring, leaving him speechless.

sözleri yakalayıcıydı, onu konuşamaz hale getirdi.

ensnaring the attention of the crowd took great skill.

kalabalığın dikkatini yakalamak büyük beceri gerektirdi.

they were ensnaring the market with their innovative products.

yenilikçi ürünleriyle pazarı yakalıyorlardı/ele geçiriyorlardı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now