exposable data
açığa çıkarılabilir veri
exposable risk
açığa çıkarılabilir risk
exposable surface
açığa çıkarılabilir yüzey
exposable condition
açığa çıkarılabilir durum
exposable system
açığa çıkarılabilir sistem
exposable flaw
açığa çıkarılabilir kusur
exposable truth
açığa çıkarılabilir gerçek
the company was criticized for exposing its workers to dangerous conditions.
Şirket, çalışanlarını tehlikeli koşullara maruz bırakmaktan eleştirildi.
the politician's past was exposed in a series of damaging articles.
Politikacının geçmişi, bir dizi zarar verici makalede açığa çıkarıldı.
the flaws in the system were quickly exposed by the investigation.
Sistemin kusurları soruşturma tarafından hızla açığa çıkarıldı.
the data exposed a clear link between smoking and lung cancer.
Veriler, sigara ve akciğer kanseri arasında açık bir bağlantı olduğunu ortaya koydu.
the child felt exposed and vulnerable after the incident.
Çocuk, olayın ardından açıkta ve savunmasız hissetti.
the security breach exposed sensitive customer data to hackers.
Güvenlik açığı, hassas müşteri verilerini bilgisayar korsanlarına açığa çıkardı.
the report exposed corruption within the government agency.
Rapor, hükümet kurumu içindeki yolsuzluğu ortaya çıkardı.
the actor felt exposed without his usual stage makeup.
Oyuncu, her zamanki sahne makyajı olmadan açıkta hissetti.
the company's unethical practices were exposed to the public.
Şirketin etik olmayan uygulamaları kamuoyuna açığa çıkarıldı.
the software's vulnerabilities were exposed by a security audit.
Yazılımın güvenlik açıkları bir güvenlik denetimi tarafından açığa çıkarıldı.
the athlete was exposed to intense media scrutiny after the win.
Atlet, galibiyetten sonra yoğun medya incelemesine maruz kaldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir