glisters

[US]/ˈɡlɪstə/
[UK]/ˈɡlɪstər/
Frequency: Very High

Translation

n. parlaklık; parıltı; ışıltı; ihtişam
vi. parlamak; parıldamak

Phrases & Collocations

glistering stars

parıldayan yıldızlar

glister of hope

umudun parıltısı

glistering eyes

parıldayan gözler

glistering dew

parıldayan çiğ

glistering gold

parıldayan altın

glistering light

parıldayan ışık

glister in dark

karanlıkta parıldama

glistering surface

parıldayan yüzey

glister of rain

yağmurun parıltısı

glistering waves

parıldayan dalgalar

Example Sentences

the stars glistered in the night sky.

gece gökyüzünde yıldızlar parlıyordu.

her eyes glister with excitement.

gözleri heyecanla parlıyordu.

the dew on the grass glistered in the morning sun.

sabah güneşinde çimenlerdeki çiğler parlıyordu.

the lake glistered under the moonlight.

göl ay ışığında parlıyordu.

diamonds glister when they catch the light.

elmaslar ışığı yakaladıklarında parlıyor.

the glister of the ocean waves was mesmerizing.

deniz dalgalarının parıltısı büyüleyiciydi.

she wore a dress that glistered with sequins.

payetli bir elbise giymişti.

his smile glistered with charm.

gülüşü çekicilikle parlıyordu.

the glister of the fireworks lit up the night.

havai fişeklerin parıltısı geceyi aydınlattı.

gold glisters in the sunlight.

altın güneş ışığında parlıyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now