smacking

[ABD]/'smækɪŋ/
[İngiltere]/'smækɪŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

adj. canlı; yüksek ses çıkaran; enerji dolu.

İfadeler ve Kalıplar

loud smacking sound

sesli çıtırtı sesi

smacking his lips

dudaklarını çaldı

Örnek Cümleler

there must be rich and poor, Dives says, smacking his claret.

Zengin ve yoksul olmalı, Dives şaraplarını yudumlarken söylüyor.

She was smacking her lips after tasting the delicious dessert.

Lezzetli tatlıyı tattıktan sonra dudaklarını çaldı.

He was caught smacking his gum in class.

Sınıfta sakız çiğnerken yakalandı.

The toddler was smacking the table with his toy.

Oyuncak arabasıyla masaya vuruyordu.

The coach was smacking the basketball to demonstrate proper technique.

Doğru tekniği göstermek için basketbola vuruyordu.

She was smacking her forehead in frustration.

Hayal kırıklığıyla alnına vuruyordu.

He was smacking his lips in anticipation of the meal.

Yemeği heyecanla beklerken dudaklarını çaldı.

The cat was smacking its paws against the window to get attention.

Dikkat çekmek için patilerini cama vuruyordu.

The chef was smacking the dough to knead it properly.

Hamuru doğru şekilde yoğurmak için hamura vuruyordu.

The child was smacking the water with his hands while playing in the pool.

Havuzda oynarken elleriyle suya vuruyordu.

She was smacking her forehead in disbelief at the news.

Haber karşısında inanamayarak alnına vuruyordu.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir