superjacent

[ABD]/ˌsuːpəˈdʒeɪsənt/
[İngiltere]/ˌsuːpərˈdʒeɪsənt/

Çeviri

adj. yukarıda veya üstte bulunan; (genellikle teknik bağlamlarda kullanılır) üzerinde veya üstünde yatan

İfadeler ve Kalıplar

superjacent layer

alt tabaka

superjacent rock

alt kaya

superjacent structure

alt yapı

superjacent unit

alt birim

superjacent material

alt malzeme

superjacent sediment

alt tortu

superjacent formation

alt oluşum

superjacent bed

alt yatak

superjacent zone

alt bölge

superjacent area

alt alan

Örnek Cümleler

the superjacent layer of rock contains valuable minerals.

kayanın altındaki tabakası değerli mineraller içeriyor.

we observed the superjacent clouds before the storm.

fırtınadan önce yukarıdaki bulutları gözlemledik.

the superjacent vegetation is crucial for the ecosystem.

üstteki bitki örtüsü ekosistem için hayati önem taşıyor.

the superjacent soil layer affects plant growth significantly.

üstteki toprak tabakası bitki büyümesini önemli ölçüde etkiliyor.

the superjacent ice layer is melting due to climate change.

iklim değişikliği nedeniyle üstteki buz tabakası eriyor.

the superjacent atmosphere plays a role in weather patterns.

üstteki atmosfer hava düzeninde rol oynuyor.

geologists study the superjacent formations for clues about the past.

jeologlar geçmiş hakkında ipuçları için üstteki oluşumları inceliyor.

the superjacent ceiling was beautifully painted.

üstteki tavan güzel bir şekilde boyanmıştı.

he noticed the superjacent branches blocking the sunlight.

güneşi engelleyen üstteki dalları fark etti.

the superjacent layer must be removed before excavation.

kazıdan önce üstteki tabaka çıkarılmalıdır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir