for whiles
bir süre için
whiles away
zaman geçirirken
once in whiles
arada bir
a few whiles
birkaç süre
whiles you wait
beklerken
whiles at work
çalışırken
in whiles
arada sırada
whiles on break
mola yerken
whiles in thought
düşünürken
whiles in action
eylem halindeyken
she often reads books whiles waiting for the bus.
Otobüsü beklerken genellikle kitap okur.
he listens to music whiles working on his project.
Projesiyle uğraşırken müzik dinler.
they chat and laugh whiles enjoying their coffee.
Kahvelerini içerken sohbet eder ve gülerler.
whiles hiking, they discovered a beautiful waterfall.
Yürüyüş yaparken güzel bir şelale keşfettiler.
she sketches whiles sitting in the park.
Parkta otururken çizim yapar.
whiles cooking, he likes to listen to podcasts.
Yemek yaparken podcast dinmeyi sever.
they often discuss their plans whiles taking a walk.
Yürüyüş yaparken sık sık planlarını tartışırlar.
he writes in his journal whiles reflecting on his day.
Gününü değerlendirirken günlüğüne yazar.
whiles studying, she prefers complete silence.
Çalışırken tam sessinliği tercih eder.
they play games whiles waiting for their food to arrive.
Yemeklerinin gelmesini beklerken oyun oynarlar.
for whiles
bir süre için
whiles away
zaman geçirirken
once in whiles
arada bir
a few whiles
birkaç süre
whiles you wait
beklerken
whiles at work
çalışırken
in whiles
arada sırada
whiles on break
mola yerken
whiles in thought
düşünürken
whiles in action
eylem halindeyken
she often reads books whiles waiting for the bus.
Otobüsü beklerken genellikle kitap okur.
he listens to music whiles working on his project.
Projesiyle uğraşırken müzik dinler.
they chat and laugh whiles enjoying their coffee.
Kahvelerini içerken sohbet eder ve gülerler.
whiles hiking, they discovered a beautiful waterfall.
Yürüyüş yaparken güzel bir şelale keşfettiler.
she sketches whiles sitting in the park.
Parkta otururken çizim yapar.
whiles cooking, he likes to listen to podcasts.
Yemek yaparken podcast dinmeyi sever.
they often discuss their plans whiles taking a walk.
Yürüyüş yaparken sık sık planlarını tartışırlar.
he writes in his journal whiles reflecting on his day.
Gününü değerlendirirken günlüğüne yazar.
whiles studying, she prefers complete silence.
Çalışırken tam sessinliği tercih eder.
they play games whiles waiting for their food to arrive.
Yemeklerinin gelmesini beklerken oyun oynarlar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir